DAVACI : ( Suat Evşen adına ) T.ÇİMSE İŞ
SENDİKASI Esat cd. no: 43 Küçük esat ,Ankara
VEKİLLERİ : AV.ŞEHMUS DELEN & AV. İNCE AKOĞLUÖZ
DAVALI : YÜKSEL SERAMİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş
KONU : Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
Davacı Müvekkilin, hizmet akdi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun , sendikaya üye olma ve sendikal faaliyetlerde bulunmaktan dolayı fesh edildiğinden,
1. Fesih işleminin geçersiz sayılarak iptaline ve işe idasine ,
2. Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar 4 aylık ücret , hak ve alacakları ile ,
3. Mahkeme işe iadeye karar verdiği ve davalı işverence işçinin işe başlatılmaması halinde , işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere ödenecek tazminatın ( 2821 sayılı iş yasasının 31 - 6 maddesine göre ) belirlenmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR
1. Davacı müvekkil , Yüksel Seramik San. ve Tic. Aş. de 22/11/2006 tarihinde işe başlamış, hizmet akdi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi gerçeklere aykırı sebepler ileri sürülerek sendikaya üye olma ve sendikal faaliyetlerde bulunma nedeniyle fesh edildiği 28/08/2006 tarihine kadar söz konusu iş yerinde aralıksız çalışmıştır. ( Davacı işçinin , Türkiye çimse iş sendikasına üye olduğuna dair üye kayıt fişi dosyasında sunulmuştur. )
2. Davacı işçi ile birlikte YİRMİBEŞ'i ( 25 ) aşkın işçinin iş akıtleri de AYNI SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ YANI TARİHLERDE KISA ARALIKLARLA MATBU BİR FESİH BİLDİRİMİ İLE FESHEDİLMİŞİTİR. ( Tüm davacı işçilere ait fesih bildirimleri incelendiğinde ; fesih bildirim sebeplerinin aynı olduğu görülecektir. )
3. Davalı işverene iş yerinde çalışan işçiler , artan ekonomik sıkıntılarını ağır ve haksız çalışma koşullarını ortadan kaldırmak amacıyla eskisinden daha kararlı bir şekilde topluca Türkiye Çimse İş sendikasınaa ,ağustos ve eylül 2006 aylarında üye olmuşlardır. Ancak geçmiş yıllarda olduğu gibi işçilerin anayasal faaliyetlerinden haberdar olan davalı işveren , işçilerin yasanın aradığı yeterli çoğunluğu sağlayamamaları için her türlü baskı yöntemine başvurmuştur. Davalı işverenin işçcilerle tek tek ve gruplar halinde yaptığı görüşmelerde , o güne dek ödenmeyen ücretlerin ödeneceğini , toplu sözleşme düzeninde olan bazı hakların kendilerine verileceğini bildirmesine rağmen , işçiler sendika üyeliğinden istifa etmemişlerdir.
4. Yaptığı her türlü engelleyici girişimden sonuç alamayan işveren , işyerinde çalışan ve sendikal faaliyette öncülük eden davacı işçi ile birlikte 25 in üzerinde işçinin fesih akdini , fesih sebeplerini kesin ve açık bir şekilde bildirilmesine dair iş kanunun 19. maddesinin amir hükmüne aykırı bir şekilde fesh etmiştir.
5. Bu toplu işçi çıkarmalara rağmen davalı işyerinde sendikaya üye olma yönündeki faaliyetler devam etmiştir. Davalı işveren , Anayasal güvence altındaki sendikal haklarının kullanan davacı işçileri sendika üyeliğinden istifaya zoralmaya devam etmiş , istifa etmeyen davacı işçiler davalı işveren tarafından öncelikle eşit davranma zorunluluğunu hükme bağlayan 4857 sayılı kanunun 5 maddesi ve 2821 sayılı kanunun 31 mad. hükümleriyle bağdaşmayan farklı işlem ve muamelelere tabi tutulmuşlardır. Örneğin sendikaya üye olan işciler daha önce yapmakta oldukları işlerden daha ağır işlere kaydırılmışlar görev yerleri değiştirilmiş fazla mesai yapmaya zorlanmışlardır.
6. İşveren , işyerine noter getirerek üye işçileri tek tek çağırtıp " üyelikten istifa ediyor musunuz, yoksa işinize son verilecek " diyerek baskıda bulunmuş , işçileri istifaya zorlamış ve istifa giderlerini kendisi karşılamıştır. Davalı işveren tarafından yapılan baskılar sonucu sendika üyeliğinden istifa etmek zorunda kalan bazı işçiler , istifaların hemen ertesinde yeniden ikinci defa sendikaya üyelik bildiriminde bulunmuşlardır. ( Sendikadan istifa eden bu işçilere ait iki üyelik bildirimi ve istifa bildirimi delillerimiz arasındadır. )
7. Davalı işveren , sırf T. Çimse iş sendikası işyerinde üye çoğunluğunu sağlayamaması için , çıkarılan sendika üyesi vasıflı ( lise mezunu ) işçilerin yerine yeni işçiler almıştır. ( Sosyal sigortalar kurumunun aylık prim bordrolarından yeni işe alınan işçiler tespit edilebilir )
8. Davalı işverden sendika üyesi işçilere yaptığı baskı ve tehditlerle sonuç alamadığından dolayı sendika üyesi işçilere sendikadan istifa etmeleri halinde maaşlarına zam yapacağı vaadinde bulunmuştur.
9. Tüm sendikal örgütlenme olayları , davalı işverenin işçilerine yaptığı haksız ve hukuka aykırı uygulamaları yerel basın manşetlerinde yer almıştır. ( gazete kupürleri delillerimiz arasında sunulacaktır. )
10. Davalı işveren yukarıda belirttiğimiz gibi işyerinde sendikanın varlığını ortadan kaldırmak amacıyla sürekli girişimlerde bulunmuş , hukuka aykırı işlemler yapmaktan dahi kaçınmamıştır. DAVALI İŞVEREN İŞYERİNDE SENDİKANIN VARLIĞINI ZAYIFLATMAK AMACIYLA FAALİYETLERİNE DEVAM ETMEKTEDİR.
11. Müvekkil , sendikalaşma konusunda işyerdinde öncülük eden , sendikalı olmaya yönlendiren işçidir. Müvekkil , işyeri saatleri dışında , yemek ve çay molalarında , mesai arkadaşlarıyla bu konuda görüşmeler yapmış , sendikal faaliyetlerde bulunmuştur. Bu durum işverenin dikkatini çekmiş , mavekkil işveren şirket yetkilileri tarafından uyarılmıştır. Uyarılara rağmen sendikal faaliyetlerine devam eden müvekkil işten çıkarılmıştır. Müvekkil , T. Çimse İş sendikasının başlattığı sendikal faaliyetlere katılmamış olsaydı veya işverenin isteği ve talimatı üzerine sendikal faaliyetlerine devam etmeseydi HİZMET AKDİ KESİNLİKLE FESHEDİLMEZDİ.
12. Davacı müvekkil , işini titizlikle yerine getiren , kalifiye bir eleman olması ve iş akdine son verildiği tarihe kadar hiç bir zaman performansı yada yapması gereken işleri aksatması , hatalı yada eksikt yapması sebebine dayalı olara uyarı , ihtar almamış , aksine amirlerince sürekli takdir görmüştür.
13. Sendika üyesi olmak anayasal bir hak olup , sendikalar yasasının 31/3 maddesinde işveren sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında , işçinin mesleki ilerlemesinde , işçinin ücret , ikramiye ve permilerinde , sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususulara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz. Denilmiştir. Aynı kanunun 31/5 maddesinde işçiler sendikaya üye olmaları ve olmamaları , iş saaatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde , işçi sendika veya konfederasyonların faaaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya herhangi bir nedenle farklı bir muameleye tabi tutulamazlar. Denilmiştir.
14 . Ayrıca , yukarıda belirttiğimiz gibi , müvekkilin iş akdinini feshini bildirir yazıda , " 22/11/ 2006 tarihinden bu zamana kadar işyerimizide LNG ve Yrd. Tes. Vard. elemanı olarak çalışmaktasınız. Son zamanlardaki bazı davranışlarınız ve tutumunuz nedeniyle çalışan ve işverene arasında bulunması gereken güven ilişikisi bakımından bizde tereddütler doğmuştur. Karşılıklı güven bakımından oluşan tereddütler nedeniyle bundan sonra sağlıklı ve huzurlu bir şekilde birlikte çalışmamızın zor olacağından 28/08/2006 tarihi itibariyle iş akdinizini feshine karar verilmiştir. Kıdem ihbar ve tazminatı ile varsa sözleşmeden doğan başkaca haklarınızda ödenecektir " denilmiştir. ( Ek - Fesih bildirim yazısı )
15. 4857 sayılı yasanın 19. maddesine göre " işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zordundadır. " Bu hükme göre fesih nedninin belirli , somut bir olay veya durum olarak tarıtışmaya yol kesinlikte göstermelidir. İşverene bildirdiği fesih nedenini sonradan değiştiremeyeceği gibi birden fazal nedeni olmakla birlikte sadece birini bildirmiş ise artık diğerlerine dayanamaz; burada işverenin bildirdiği nedenle bağlılığı sözkonusudur. " Oysa işverene müvekkile fesih bildirimini yazılı olarak yapmış olmasına rağmen fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmemiştir. Bu nedenden dolayı davamızın , feshin usulen geçersiz olmasından dolayı usul yönünden kabul edilmesi gerekmektedir.
16. İşçinin iş akdinin fesih nedeninin davranışı veya verimine ilişkin olması halinde işçcinini savunmasının alınması gerekmektedir. Bu hükme göre işçinin savunmasının iş akdinin feshinden önce alınması gerekir. Oysa davalı işveren , müvekkilinin iş akdini fesh etmeden önce müvekkilinin savunmasını almamıştır. Bu durumda işverenin yaptığı fesih hukuka aykırı ve haksız bir fesihtir.
17. 4857 sayılı yasanın 20. m . 2. f. göre " Feshin geçerli bir sbebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. " denilmektedir. Davalı işveren , müvekkilin sebep dahi göstermeden fesh ettiği iş sözleşmesinin feeshi işleminin , geçerli bir sebebe dayandığını ispatı ile yükümlüdür.
18. Ayrıca , davalı işveren , müvekkilin iş akdine haklı sebeple son verdiği iddiasında olmasın rağmen , müvekkilin tazminatlarını ödeyeceğini belirtmiştir. Davalı haklı nedene dayandığı iddiasında olması rağmen ,müvekkilin iş akdine tazminatlarını ödeyerek son vermesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
19. Müvekkilin iş akdine geçerli bir sebep olmaksızın son verilmesi nedeniyle , müvekkilin yeniden işe başlatılması , aksi taktirde işverenin 4857 sayılı yeni şi kanunu gereğince tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi için bu davayı açmak zorunlu olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : İş kanunu 21. madde., Sendikalar kanunu ilgili maddeleri ve sair
yasal mevzuat.
DELİLLER : İŞÇİNİN ŞAHSİ SİCİL DOSYASI ( İçindeki her türül bilgi ve belgenin
tamamı , fesih yazısı , fesih ile ilgili her türlü belgi ve
yazışma , en son ücret ve ikarmiye bordroları )işveren
şirketten istenebilir. Sendika üye kayıt fişi , tanık , yargıtay
kararları , bilirkişi , sunumu mümkün her türlü yasal deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle ; müvekkilimizin himet akdi haksız ve hukkui dayanaktan yoksun , maddi gerçeklere aykırı olarak sendikaya üye olma ve sendikal faaaliyetlerde bulunmaktan dolayı fesh edildiğinden fazlaya ve diğer konulara ilişikni dava ve talep haklarımızı saklı kalmak koşulu ile şimdilik müvekkilimizin ;
1. Fesih işleminin geçersiz sayılarak iptaline ve İŞE İADEYE ,
2. Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar 4 aylık ücret , hak ve alacakları ile
3. Mahkeme işe iadeye karar verdiği ve davalı işverence işçinini işe başlatılmaması halinde ; işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere ödenecek tazminatın ( 2821 kanunun 31 md. göre ) belirlenmesine
4. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini müvekkilimiz adına vekaleten arz ve talep ederiz. 21/09/2006
27 Aralık 2007 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder